E-Abonelik

Yeni Yazılardan Haberdar Olmak İçin E-mail adresinizi girin:

Giriş Formu

Şifrenizi mı unuttunuz?

Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?

Henüz bir hesabınız yok mu? Kayıt ol

Web Stats
Anasayfa
Anasayfa
İslam Dininin Genelliği ve Mutlu Sonuçları
Büyük İslam İlmihali - İtikat Kitabı

 

 5- İslâm dini, hak dinlerin en sonu ve en olgunudur. Bu kutsal din, yalnız bir millete ve bir zamana özgü değildir. Bütün insanlara kıyamete kadar gerekli olan Allah'ın tabii dinidir. İnsanların yaratılışlarına ve yaşayışlarına tamamiyle uygundur. Bu yüce din, bir kurtuluş ve selamete eriş yoludur, bu mutluluk kaynağıdır. Allahû Teala'nın razı olduğu dindir. Cenab-ı Hak buyurmuştur:

"Allah katında din İslâm'dır." (Al-i İmran: 19)

Devamını oku...
 
Keffareti Gerektirmeyen Oruçlar
Büyük İslam İlmihali - Oruç Kitabı

 

137- Ramazan orucundan başka hiç bir orucun bozulmasından dolayı bir ceza ve geçmişteki kusuru düzeltme olarak iki ay oruç tutmak gerekmez. Çünkü Kur'an'ın açık beyanı, yalnız tutulan Ramazan orucunun bozulması üzerine keffareti gerekli kılmaktadır.

138- Ramazan orucunun bozulmasından dolayı keffaret gerekmesi için, hem şekil ve hem de mana bakımından iftar (orucu bozan bir şey) gerçekleşmelidir. Bu da, adet olarak gıdalanmak, tedavi olmak veya lezzetlenmek kasdi ile yenip içilen şeylerden birini kendi isteğiyle ve kasden yutmakla veya bir canlı kişiye kendi isteğiyle kasden iki yoldan biriyle cinsel ilişki kurmakla meydana gelir. Bunda inzal olması şart değildir. 

Devamını oku...
 
Bekarlık ve Evlilik
Günlük Hayatımızda Helaller ve Haramlar - Aile Hayatı

 

Bazı din ve mezhebler, Allah'a ibâdet için evliliği terketmeyi, kadınlardan uzak durmayı tavsiye etmiş veya gerekli görmüşlerdir. Halbuki İslâm evliliği teşvik etmiş, kendini ibâdete vermek maksadıyle de olsa evlenmeden kaçınmayı hoş görmemiştir. Sahabeden bazılarının böyle bir temayül göstermeleri üzerine «Ey imân edenler! Allah'ın size helâl kıldığı temiz şeyleri haram kılmayın, hududu da aşmayın; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez» (el-Mâide, 5/ 87) âyeti nazil olmuştur.

Gene böyle bir temayül karşısında Rasûl-i Ekrem (s.a.v.):
Devamını oku...
 
İslam'da Vaaz'ın ve Öğüt Vermenin Önemi
Büyük İslam İlmihali - Kerehat ve İstihsan Kitabı

 

16- İslam dininde va'z etmek ve öğüt vermek pek önemli bir görevdir, bir farz-ı kifayedir. Kürsülerde ve minberlerde insanlara öğüt kasdi ile söylenen sözler (hutbeler) sünnettir. Peygamberimizin yoludur. Din hükümlerine uygun olarak ihtiyaca göre tatlı ifadelerle yapılan konuşmalardan, verilen öğütlerden herkes faydalanır. Bunlar birer uyarmadır. Bu uyarmalar mü'minler için çok yararlıdır.

17- Nasihat (öğüt), aslında hayır istemektir. Bir hadis-i şerîfde şöyle buyurulmuştur:

Devamını oku...
 
Zekata Bağlı Olan Mallar
Büyük İslam İlmihali - Zekat Kitabı

 

 12- Mallar, "Emval-ı batine - Emval-i zahire (kapalı ve açık mallar)" adı ile iki kısımdır. Nakid paralarla evlerde ve mağazalarda bulunan ticaret malları "emval-ı batine (kapalı mallar)"dır. Saime denilen (yılın çoğunu kırlarda otlayarak beslenen) hayvanlar ile bir kısım arazi gelirleri ve madenler, yer altındaki hazineler ve gümrüklere uğrayan ticaret malları "emval-ı zahire (açık mallar)" dendir. Bunların hepsi de belli bir ölçüde zekata bağlıdır.

Devamını oku...
 
Zekatın Sahih Olma Şartı
Büyük İslam İlmihali - Zekat Kitabı

 

 11- Verilen bir zekatın sahih olabilmesi için, zekatı verirken veya onu ayırırken niyetin bulunması şarttır. Bu esastan şu meseleler doğar:

  1) Zekatı fakire verirken veya zekat için bir mal ayırırken bunun zekat olduğunu kalb ile niyet etmek gerekir. Dil ile söylenmesi gerekmez. Öyle ki, bir malı fakire zekat niyeti ile verirken bunun bir bağış veya bir borç olarak verildiğini dil ile söylemek zekata engel değildir.

  2) Bir mal fakire niyetsiz olarak verilince bakılır: Eğer

Devamını oku...
 
Dine hizmet etmek insanlar için fırsattır
Netten Yazılar - Netten Yazılar

 

Hadis kitaplarında şöyle bir vakıa anlatılmaktadır: Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Ashâb-ı Kirâm müşriklerle cihad etmek üzere Uhud'a çıktıklarında, Kuzman isminde bir şahıs Medine'de kalır.

Bazı kadınlar, "savaş kaçkını" diyerek onu alaya alınca, Kuzman bunu bir onur meselesi haline getirir; hemen cepheye koşar ve ön safta yer tutar. Hatta ilk oku o atar, sonra kılıcını çeker ve herkesi hayran bırakan bir kahramanlık sergiler. Bazıları onun cesaretini ve mücadelesini övünce Resûl-i Ekrem Efendimiz, "O, ateş ehlindendir!" buyurur.

Devamını oku...
 
Kaza Edilmesi Gereken ve Gerekmeyen Oruçlar
Büyük İslam İlmihali - Oruç Kitabı

 

 127- Yolculuk veya hastalık özrü ile Ramazan orucunu tutmamış olan kimse, bunları kaza etmeye elverişli bir vakit bulamadan önce ölse, üzerine kaza gerekmediği gibi, fidye vermesi de lazım gelmez. Ancak oruçları için fidye verilmesini vasiyet etmiş olursa, malının üçte birinden bu vasiyetin yerine gelirilmesi gerekir. 

Fidye, fakir bir kimseyi sabah ve akşam doyuracak olan bir günlük yiyecektir. Bu, bir fitre sadakasına eşittir.

Devamını oku...
 
Namazlara Ait Niyetler
Büyük İslam İlmihali - Namaz Kitabı

 

60- Namazlarda niyet de şarttır. Şöyle ki: Niyet aslen bir azimden ve kesin bir iradeden ibarettir. Kalbin bir şeye karar vermesi ve bir işin ne için yapıldığını düşünmeksizin bilmesi demektir.

Namazla ilgili niyet, Yüce Allah'ın rızası için ihlasla namazı kılmayı istemek ve hangi namazın kılınacağını bilmektir. Yapılan işlerin önemleri ve sevabları niyetlere göredir. İnsanın niyeti halis (sırf Allah rızası için) olmalıdır. İnsan yapacağı bir ibadeti şuurlu bir halde yapmalıdır. Yapacağı işle, Allah rızası gibi, yüksek bir gaye gözetmeli ve gaflet içinde bulunmamalıdır.

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 7
Şuanda 4 konuk çevrimiçi

Powered by Joomla!. Valid XHTML and CSS.