İslam İlmihali

Allah Katında Din İslamdır

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Safer Ayı İle İlgili Yanlış Bilinenler

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 20
ZayıfMükemmel 
AddThis Social Bookmark Button

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Safer, kameri ayların ikincisinin adıdır. Resmi vesikalarla hususî mektuplarda ve takvimlerde "Saferu'l-hayr" şeklinde yazılır ve (s) rumuzuyla gösterilirdi. Bilindiği gibi kamer (ay)ın doğuş ve batışına tabi olan ay hesabına "kamerî aylar" denilmektedir ki şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîu'l-evvel, Rebîu'l-ahir, Cemaziye'l-evvel, Cemaziye'l-ahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:

"Hakikatte ayların sayısı ALLAH katında, ALLAH'ın kitabında -ta gökler ve yeri yarattığı günden beri- on iki aydır. Onlardan dördü haram olanlardır. İşte bu, en doğru hesaptır. O halde bilhassa bunlarda, o haram aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber müşrikler sizinle nasıl topyekûn harb ederlerse, siz de onlarla topyekûn harb ediniz. Bilin ki ALLAH, haramlardan, fenalıklardan sakınanlarla beraberdir." (Tevbe Sûresi: 36)

Cuma, 06 Ocak 2012 11:43 tarihinde güncellendi
 

Aşure Günü ve Muharrem Ayı

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfMükemmel 
AddThis Social Bookmark Button

"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.

Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir. Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.

Pazartesi, 02 Ocak 2012 12:40 tarihinde güncellendi
 

Lahik Hakkında Meseleler

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfMükemmel 
AddThis Social Bookmark Button

305- Lâhık, namaza imam ile beraber başladığı halde, kendisine uyku ve dalgınlık veya cemaatın fazlalığından dolayı bir eziyet ve bir abdestsizlik hali arız olup da, namazın tamamını veya bir kısmını imam ile kılamayan kimsedir. Lâhık hakkında aşağıdaki meseleler ortaya çıkar:

306- Lâhık, hareket bakımından Muktedi gibidir. Muktedi, imamın arkasında Kur'an okuyamayacağı gibi, Lâhık da kaçırmış olduğu rekatları kendi başına kılınca Kur'an okuyamaz, tamamen muktedi gibi hareket eder ve kendi başına kılacak olduğu rekatlardaki yanılmalardan dolayı da sehiv secdeleri yapmaz.

 

Müdrik Hakkında Meseleler

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 21
ZayıfMükemmel 
AddThis Social Bookmark Button

300- Müdrik, namazın başından sonuna kadar fasılasız olarak imama uyan ve bütün rekatları imamla beraber kılan kimsedir. İmama ilk rekatın rükûunda yetişen, o rekata yetişmiş ve müdrik adını almış olur.

 

Namaza imam ile beraber başlamanın fazileti pek büyüktür. Bu hususta aşağıdaki meseleler ortaya çıkar:

 

301- Bir kimse tek başına bir farz namaza başladıktan sonra, bulunduğu yerde cemaatle o farz namaz kılınmaya başlansa bakılır: Eğer tek başına namaz kılmakta olan henüz secdeye varmamış ise, namazı bırakıp imama uyar. Böylece cemaat sevabını kazanmaya koşar. Bu müstahabdır. Eğer bir kez secdeye varmış ise, bakılır: Kıldığı namaz sabah veya akşam namazı ise, yine namazını bırakır ve imama uyar. Fakat bunların ikinci rekatı için secdeye varmışsa, artık namazı bırakmayıp tamamlar, imama uyamaz. Çünkü sabah namazından sonra nafile kılınamayacağı gibi, üç rekatlı bir namaz da nafile kılınamaz.

Öğle namazı gibi dört rekatlı bir farz ise, kıldığı bir rekata bir rekat daha ilave eder, teşehhüdde bulunur ve selam vererek imama uyar. Evvelce kıldığı o iki rekat namaz nafile olmuş olur. Böyle bir namazın üçüncü rekatında bulunup da henüz secdesine varmamış ise, hemen ayakta veya oturarak selam verip namazdan çıkar ve imama uyar. Yalnız başına kıldığı iki rekat yine bir nafile olmuş olur. Fakat bu namazın üçüncü rekatını secde ile bağlasa, artık bunu tamamlar, farzını kılmış olur. Bu namaz, öğle veya yatsı olduğuna göre de, kendi farzını kıldıktan sonra imama uyabilir. İmam ile kılacağı bu namaz bir nafile olmuş olur. Fakat ikindi namazında ise, imama uyamaz; çünkü ikindi namazından sonra nafile kılınması mekruhtur.

 

Perşembe, 18 Ağustos 2011 17:01 tarihinde güncellendi
 

2011 Yılı Hac Kura Çekimi ve Sonuçları

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 53
ZayıfMükemmel 
AddThis Social Bookmark Button

2011 Yılı Hac Kura Çekimi

Diyanet İşleri Hac Dairesi Başkanlığının yaptığı açıklamaya göre 2011 Yılı Hac Kurası 14 HAZİRAN 2011 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonunda çekilecektir.

Hacca gitmek için bu yıl 963 bin 856 kişinin başvurduğu bildirildi.

 

Eda İle Kazanın Farkları ve Kaza Namazları

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 9
ZayıfMükemmel 
AddThis Social Bookmark Button

281- Bir namazı vaktinde kılmaya "eda" denir. Vaktinden sonra kılmaya da "kaza" denir. Vaktinde kılınan veya kılınacak olan bir namaza "vaktiyye" veya "salât-ı hazıra" denir. Vaktinde kılınmamış olan bir namaza da "faite" denilir. Bunun çoğulu "fevait" dir.

282- Vaktinde kılınmamış olan beş vakit farz namazlarının kazası farzdır. Vitir namazının kazası ise vacibdir. Sünnetlere gelince: Bir sabah namazı sünneti ile beraber kaçırılınca, o günün güneş doğuşundan (kerahet vaktinin çıkışından) sonra istiva zamanına kadar bu sünnet farz ile beraber kaza edilir. Güneşin yükselişinden (kerahet vaktinden) önce ve istivadan sonra sünnet kaza edilmez. İmam Muhammed'e göre, bu sünnet yalnız olarak kaçırılmış olsa, yine güneşin doğuşundan sonra istiva zamanına kadar kaza edilir. Bir de, öğle namazının her iki sünneti, farza yetişmek için terk edilecek olsa, farzdan sonra evvelki sünnet ve sonra iki rekat sünnet kaza edilir. Fetva bu şekildedir. Böylece vakit içinde sünnet iki defa gecikmemiş olur. Bununla beraber son iki rekat sünnetten sonra da dört rekat sünnet kaza edilebilir. Namazın sırası iki defa değişmemesi için bunu daha iyi görenler de vardır.

Çarşamba, 04 Mayıs 2011 11:31 tarihinde güncellendi
 

Kutlu Doğum Şiiri

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 14
ZayıfMükemmel 
AddThis Social Bookmark Button

Kutlu Doğum-1

 

Salavat getirir ismini anan

Salavat getirir ismini duyan.

Muhammed ,Mustafa, Ahmet ve Ekrem

Sallahu aleyhi ve sellem.

 

Değişmez, gizlenmez hiç bu hakıkat

Muhammed aşkıyla hayattır hayat.

Bu gece kutlanan kutlu doğumu,

Amine'nın ilk ve tek mutlu doğumu.

Salı, 19 Nisan 2011 15:07 tarihinde güncellendi
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 - 56

naturelist adlı kişiyi Twitter'da takip et
Namaz Kılıyormusunuz?
 
Şu anda 47 ziyaretçi çevrimiçi

Site Bülteni

Yeni Yazılardan Haberdar Olmak İçin E-mail adresinizi girin:


Web Stats