| Kazancım helal mi haram mı diyenlere |
Helal para helal, haram para haram yere gider. Bunlar birbirlerine gitmez. Bir talebe hocasına gelir, (Hocam biraz param var, hayır hasenat yapmak istiyorum, kime vereyim?) diye sorar. Hocası da, (Git köşe başına, ilk gelen fakire ver) der. Talebe peki diyerek, köşe başına gider. Çok fakir, iki gözü âmâ biri gelince, tam adamını buldum diyerek paralarını ona verir. Ertesi gün tekrar oradan geçerken, âmânın arkadaşına bir şeyler anlattığını görünce, bu ne diyor diye merak edip, yanına gelir. Âmânın, (Dün, bu saatlerde, burada dururken, bir adam geldi, bana bir avuç para verdi. Aldığım gibi, doğru meyhaneye gittim, akşama kadar içtim) dediğini duyar. Bunun üzerine, benim param meyhaneye gitmiş diye üzülür. Doğru hocasına gider:
— Hocam ben perişan oldum. Dediğinizi yaptım, köşe başına gittim, iki gözü âmâ, fakir bir adama paralarımı verdim. Ertesi gün geçerken, dinledim ki, aldığı paraları gidip meyhanede bitirmiş. |
| Devamını oku... |
| Tebliğ nasıl olur? |
Sual: Hoşgörülüler diyorlar ki: 1- Maksadımız, ben doğruyum sen yanlışsın değil, benim dinim de, senin dinin de doğru olabilir, farkında olmadığımız bir noktada ortak doğrulara sahip olabiliriz demektir. 2- Gayrimüslimleri dinimize sokmak veya onları dinlerinde şüpheye düşürmek gibi bir düşüncemiz yoktur. 3- Peygamber, herkesi İslam’a çağırmıyor; herkes Müslüman olsun demiyor. Dinimizin amacı da, dinleri teke indirgemek değildir. Bunlar yanlış değil midir? |
| Devamını oku... |