Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah"a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. (Leyl Suresi, Ayet 5-6-7)
"Biliniz ki, kalpler ancak Allah`ı anmakla huzura kavuşur"
Hadis-i Şerif
“Birkaç kelime vardır ki, her kim, o kelimeleri, meclisinden kalkmadan önce üç kere söylerse, günahlarına karşılık olur. Onları hayır ve zikir meclisinde söylerse, yazılara vurulan mühür gibi, o meclis o kelimelerle mühürlenir. İşte o kelimelerde şunlardır: ‘ALLAH’ım! Seni hamdınla tespih ederim. Senden başka ilah yoktur. Senden mağfiret diler ve sana tövbe ederim.” (İbn Amr’den, Ebu Davud)
Hikaye: Çobanın Tespihi
Çobanın biri kendi kendine, Rabbine hamd ü senalar etmektedir: ‘Ey Rabbim,’ der ‘Nerdeysen bir iste, sana koyunlarımın en güzel sütlerinden vereyim, yastığımı sana vereyim de yatasın... vs. vs.’ Böyle sözler sarf ederken, Hz. Musa onu duyar, kızar:
‘Bu yaptığın ne kadar yanlış!’der.’Hiç ALLAH böyle senin söylediğin gibi, bir insan gibi olurmu? ALLAH hepsinden uzaktır. Sakın böyle şeyler söyleme, sus!’ diye çobanı azarlar. Çoban birden alt-üst olur, çok pişman olur. ALLAH’ı anmayı bırakır ve hızla oradan kaçar. Ama ALLAH'ü Teala hemen Hz. Musa’yı uyarır: ‘Sen ne yaptın’ der, ‘Kulumun kalbi benim sevgim ile dolu idi, kendi elinden geldiğince beni aramakta idi. Sen onu neden azarladın! Belki diliyle adaba en uygun şekilde beni anmasını bilmiyordu, ama haliyle beni tespih ediyor, bana şükrediyordu.’
Hz. Musa bu ikazın ardından yaptığına pişman olur, çobanın peşinden koşar. ‘Sen istediğin gibi ALLAH’ı anmaya devam et’ der. Çoban da zaten artık eski halinden tevbe etmiştir. (Mesnevi’den) kaynak
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







